Tosya Kapı Üretimi

tosya-ahşap-kapı

Tosya Kapı

Tosya kapı üretimi, ülkemizde şüphesiz ki kapı denildiğinde akla ilk gelen bölge olarak bu konuda başı çekmektedir. Çevresini saran çam ormanları ve buralardan elde edilen yerli çam kerestesi kullanılarak oldukça kaliteli ahşap kapılar ortaya çıkarılmaktadır. Bizimde içerisinde yer aldığımız Tosya kapı üretici firmaları kapı üretimine ara vermeden devam etmektedir. Tosya, kapı konusunda birçok kapı tipini üretmektedir. Örneğin; ahşap kapılar yanında mdf kapılar, pvc kapılar, panel kapılar, kaplama kapılar, amerikan panel kapılar, masif kapılar, lamine kapılar gibi birçok kapı tipi üretimi Tosya’da kapı üreticileri tarafından yapılmaktadır. Tosya’da kapı üretiminin bu kadar fazla olması doğal olarak Ahşap kapı fiyatları konusunda da belirleyici bölgenin Tosya ve Tosya’daki kapı üreticileri olmaktadır.

Ahşap Kapı

Tosya özellikle ahşap kapı konusunda oldukça yoğun ve sayı olarak fazla üretim yapmaktadır. Ülkemizde son yıllarda ahşap kapılar fazla tercih edilmese de gerek işçiliği gerek dayanıklılığı gerek görsellik konusunda oldukça iddialıdır ahşap kapılar. Bizimde Fadıralı Ahşap olarak üretimini yaptığımız kapılar tip olarak iç kapılar, dış kapılar, oda kapıları, cami kapıları gibi farklı çeşitleri bulunmaktadır. Genel olarak ürettiğimiz kapılar özellikle son yıllarda ahşap kapılar olmaktadır. İsteğe göre birçok kapı türünü üretmekteyiz. Ahşap kapılar içerisinde en çok tercih edilen kapılar kapalı ahşap oda kapıları, kapalı ahşap dış kapılar, camlı ahşap oda kapıları gibi modeller olmaktadır. Ev dekorasyonundan sonra ahşap kapı konusunda en çok üretim yaptığımız diğer bir alan ise ahşap cami mobilyaları olmaktadır. Camiler için oldukça işçilikli ahşap kapılar tercih edilmektedir. Ürettiğimiz ahşap kapıların üzerine isteğe göre birçok el oyması veya cnc motifleri işlemekteyiz. Bu kapılar üretilirken eskitme dediğimiz boya tipleri kullanılarak kapılara eski ahşap kapı görüntüsünü verebilmekteyiz. İsteğe göre kapılar üzerine parlak, mat gibi farklı cila seçeneklerini yapabilmekteyiz. Kapılar üzerine el oyması sanatımızı da icra etmekteyiz. Ürettiğimiz ahşap kapılara oyma motifleri ve eskitme boyalar işlendikten sonra kapıların sanatsal değeri de oldukça artmaktadır.

Tosya Kapı Fiyatları

Tüm bu işlemler sonrasında kapıların aksesuarları ahşap kapının modeline ve boyasına uygun olarak seçilmektedir. Aksesuar işlemi de tamamlandıktan sonra yapılan işlemlerin tamamı dikkate alınarak ahşap kapıların fiyatları belirlenmektedir. Kapı fiyatları belirlenirken sadece yaptığımız işlemler değil ahşap kapının kerestesinin ağacının cinside en büyük faktörü oynamaktadır. Diğer kapılara nazaran ahşap kapılara vermiş olduğunuz parayı hak etmektedir. Ömür boyu kullanım ve kalite farkıyla Fadıralı Ahşap olarak tüm ahşap ürünlerimizde müşterilerimize kolaylıklar sağlıyoruz ve onları firmamızdan mutlu olarak uğurlamak istiyoruz. Kaliteli ahşap kapının farkını siz de yaşamak istiyorsanız bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Tosya Kapı Çeşitleri

[ux_products type=”masonry” cat=”67″ products=”20″]

Ahşap Kapı

tosya-ahşap-oyma-kapalı-kapı-b

Ahşap Kapı Nasıl Yapılır?

Ahşap kapı üretimine başlamadan önce  kapının yapılacağı yer ve konuma göre detaylı bir çalışma gerekmektedir. Önce kapının yapılacağı yerin ölçüleri alınır. Daha sonra ahşap kapının modeli dış kapı veya iç kapı olarak seçilmektedir. Kapı modeli seçilirken kapının takılacağı yer (cephe) ve bölgenin iklimsel şartları dikkate alınmalıdır. Kapı seçildikten sonra ahşap oymalı kapı veya oymasız/süslemesiz düz bir kapı içerisinden tercihen hangisi seçilirse ona uygun kapı belirlenmelidir. Üretime başlanmadan önce yapılacak olan ahşap kapının ağaç cinsine ve üzerine işlenecek ahşap oyması ve/veya ahşap boyaması belirlenmelidir. Daha sonra ahşap kapının rengine ve işlemesine uygun aksesuar seçimi yapılmalıdır. Tüm bunlar belirlendikten sonra ahşap kapının fiyat konusu görüldüğü üzere birçok değişkene göre farklılık göstermektedir.

Müşterilerimiz akıllarında şekillendirdikleri modelleri kağıt üzerine veya online ortamda çizime dökerek bizlere ulaştırarak karşılıklı istişare sonucunda güzel bir ahşap kapı modelinin seçildiği durumlarda olabilmektedir. Ahşap kapının oyması konusunda ise yine istenilen birçok model yapılmaktadır. Daha detaylı bilgi almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Mihrap Nedir? Mihrap Tarihi?

ahşap-mihrap-modeli

Mihrap Nedir

Cami ve mescitler ile namazgahlarda kıble yönünde belirleyici mimari öğe. İmamın önünde durduğu bölüm. Genellikle etrafı çerçevelenmiş, duvarda küçük bir girinti biçiminde yapılmıştır mihrap

Mihrap’ın nasıl yapılır?

Mihrap, günümüzde genellikle caminin kıble duvarı oyuk şekilde inşa edilerek ve çevresi de yazı veya diğer süs unsurları ile süslenerek yapılır. Çini, mermer veya ahşaptan yapılan ve sanatdeğeri oldukça yüksek mihraplar vardır. Cami zemininden 15-20 cm. yüksek yapılanlarına da rastlanır.

Mihrap’ ın tarihçesi

Mihrabın camilere günümüzdeki şekliyle girmesi Emeviler devrine kadar dayanmaktadır. İlk zamanlarda, yani; Peygamber döneminde kıble, mihrap ile değil, renkli bir çizgi veya üzerinde belirli işaretler bulunan bir taş levha gibi herhangi bir işaret ile gösterilmekteydi. Emeviler devrinde camilerin ayrılmaz bir unsuru olarak dini hayata giren mihraplar, Selçuklular ve özellikle Osmanlılar zamanında yapılan taş ve çini çeşitleriyle diğer İslam ülkelerinin hiç birinde görülmeyen bir değişiklik arz etmiştir. Bilhassa Bursa’daki Yeşil Camii’nin mihrabı, Selçuklular devrinde bile rastlanmayan bir zenginlik ve ve ihtişam gösterir. Ayrıca bu caminin çinili mihrabı kendi cinsleri arasında en büyük ölçüde yapılmış olanıdır.

Web sitemizde minber ve mihrap modellerine bakarak örnekler görebilirsiniz ve sipariş verebilirsiniz.

Kaynak: osmanlialem

Minber Nedir? Minber Tarihi?

Minber Nedir


Camilerde İmamların cuma ve bayram hutbesi okudukları basamaklı yüksekçe yerdir.
Sözlükte “yüksek yer” anlamına gelen minber ıstılahta camilerde imamların
Cuma ve bayram hutbelerini okudukları basamakla çıkılan yüksek yerlere Minber denir.
Peygamberimiz (a.s.) önceleri hurma kütüğü üzerine çıkarak hutbe okumuş daha sonra minber yapılmıştır.

Her caminin bir minberi vardır.
Camilerimizde ağaçtan taştan ve mermerden yapılmış çeşitli şekillerde süslenmiş ve tezyin edilmiş
muhteşem birer sanat eseri niteliğinde minberler bulunmaktadır.
Hadislerde bu kelime cennette kurulacak tahtlar anlamında da kullanılmıştır.
Allah için birbirlerini sevenlerin adil olanların ve cömertlerin nurdan minberler üzerinde oturacakları bildirilmiştir.

Minber’in tarihi

Hz. Peygamber’in Medine’de inşa ettirdiği Mescid-i Nebevi’de, önceleri bir minber bulunmuyordu.
Cemaatin çoğalması nedeniyle Hz. Peygamber (s.a.s)’in ders ve hutbelerinin daha rahat
duyulabilmesi için, Hicretten yedi yıl kadar sonra ilk minber yapıldı. Hz. Peygamber o zamana kadar
bir hurma kütüğüne yaslanarak ve kerpiçten yapılmış bir set üzerine çıkararak hitap ediyordu.
İlk minber Hz. Peygamber’in ashabıyla istişaresinden sonra isteği üzerine bir kadının marangoz olan
kölesi tarafından yapılmıştır.


Ustanın adıyla ilgili farklı rivayetlerden, minber yapımıyla bir kaç kişinin ilgilendiği anlaşılmaktadır.
Ahşap olan ilk minber,Medine’den Şam tarafına doğru dokuz millik bir mesafede bulunan ormandan kesilen ılgınağacından yapıldı.Minber iki basamak ve üst tarafında bir oturma yerinden ibaretti.Mescidde yerine konulup,
Allah Rasulünün üzerine ilk çıkışında, daha önce yaslanarak hitap ettiği hurma kütüğünden bazı inilti
sesleri duyuldu. Hz. Peygamber, hurma kütüğünü eliyle okşayınca inleme sesi kesildi.
Bu olay, Ashabın huzurunda cereyan ettiği için pek çok kimse tarafından rivayet edilmiştir.
Hatta bu konu ile ilgili hadislerin tevatür derecesine ulaştığı öne sürülmüştür.

Hz. Peygamber vefat edince ilk halife Hz. Ebu Bekir (r.a.) edebinden dolayı minberin ikinci
basamağında, Hz. Ömer (r.a.) de ilk basamağında hutbe okumuşlardır. Hz Osman (r.a) ise üçüncü
basamağa kadar çıktı. Çünkü o da bir basamak inseydi yerde hitap etmesi gerekecekti.
Bu ise sünnete aykırı olurdu. Minber’in kapısına ilk perde astıranın da o olduğu rivayet edilir.
Hz. Peygamber’in minberi hicri kırk dokuz tarihine kadar daha önceki hali üzere kalmıştır.
Muaviye b. Ebi Süfyan Sultan olunca siyasi nüfuz ve gücünü arttırmak için minberi Şam’a nakletmek
istedi. Bunun için Medine valisi Mervan b. el-Hakem’e mektup gönderdi.
Ancak minber sökülmeye teşebbüs edildiği sırada güneş tutuldu.

Medine ufuklarının kararmasını manevi bir işaret olarak kabul eden Mervan, düşüncesinden vazgeçti.
Minberin alt kısmına altı basamak daha ilave ettirerek, basamak sayısını dokuza çıkardı.
Mervan, cemaat çoğaldığı için bu yola başvurmuştu.
Minber bu şekliyle 654/1256 yılındaki yangına kadar devam etti.

Mermerden olan Mescid-i Nebevi’nin son minberi Osmanlı Sultanı III. Murad tarafından yaptırılmıştır.
Mescid-i Nebevi’de müslümanların en fazla rağbet ettikleri yer Minber’le
Hz. Peygamber’in kabri arasıdır. Çünkü Hz. Peygamber burasını Cennet’ten bir bahçe olarak
nitelendirmiştir (İbn Sa’d, I, 253). Bazı hadislerde ise minberin Havz’ın üzerinde olduğu ve cennet
kapılarından biri bulunduğu bildirilmektedir.
Hz. Peygamber’in hayatında bir ilim kürsüsü, bir idare makamı özelliği olan minber,
ondan sonra hutbeler dışında halifelerin üzerinde bey’at aldıkları ve göreve başlarken çıkmayı
mutad hale getirdikleri bir yer olarak fonksiyonunu sürdürmüştür.
Hakimiyetin sembolü haline gelen minber, valilerin göreve başlarken ve ondan ayrılırken çıktıkları
hükümdarın temsilcisi olarak oturdukları bir makamdı.
İlk asırlarda valiler ellerinde asa ile ayakta hutbe okurlardı.

Mescitlerin kazai fonksiyonları da, genellikle minber yanında gerçekleşiyordu.
Hz. Peygamber (s.a.s)’in minberi yanında yalan söylenemeyeceği ve bunu yapanın
Cehenneme gireceğini belirten sözleri sebebiyle olmalı,
genellikle zanlılara minberinin yanı başında yemin ettirilirdi
Mescid-i Nebevi’den sonra ilk minber Mısır’da Amr Camii’ne konuldu.
Ancak başlangıçtaki hükümranlıkla ilgili fonksiyonu sebebiyle olmalıdır ki
Hz. Ömer (r.a.)’ın emriyle bu minber kaldırıldı.
Hicri 132 yılından itibaren Mısır’da eyalet camilerine minberin konulmasıyla minber,
bütün cuma camilerine yayıldı.
Ahşap ve mermer işçiliğinin en güzel örneklerini teşkil edecek minberler yapıldı.
Ahşap minberlerin en eski örneği Keyravan Camii minberidir.
Kurtuba’daki Hakem II minberi kaynakların verdiği bilgilere göre çok değerliydi.
Tekerlekler üzerinde yürütülebilen minberde Hz.Ömer’e ait bir Kur’an nüshası da bulunmaktaydı.
Anadolu’da en eski minber Konya Alaaddin Camii’nin ahşap minberidir.
Kendisinden sonrakilere örnek teşkil etmiştir.
Selçuklu taş minberleri ise kötü tamirler sonucu özelliklerini yitirmişlerdir.
Osmanlılar döneminde mermerden yapılan minberler yaygındır.
Bitki motifleri ve geometrik şekillerle süslenen minberler camiin iç süslemesi ve mimari üslubuyla bir
bütünlük arz etmektedir.
Günümüzde minberler beş, yedi, dokuz veya daha fazla basamaklı olur.
İmam, genellikle yedinci basamakta durur. Ancak bu durum, camiin ve dolayısıyla minberin büyüklüğüne göre değişir.

Minber ve Mihrap yaptırmak için bizimle iletişime geçiniz

Kaynak: osmanlialem.com

Kündekari Nedir? Nasıl Yapılır?

tosya-ahşap-kapı-modeli

Kündekâri, küçük ölçüde geometrik parçaların birbirine geçmesi ile elde edilen, Anadolu’da Selçuklu döneminde gelişmiş kendine özgü bir bezeme tekniğidir.

Kündekâri’nin kelime anlamı ince marangozluk işi, kıymetli ağaçların işlenmesidir. Bir işin kurnazlığı anlamına gelen “künd”, Türkçede kavramak anlamında kullanılıyor. İlk örnekleri 12. yy.da Halep, Mısır ve Anadolu’da rastlanır. Her üç merkezde de paralel bir gelişme gösterir. Bu yoğun bezeme tekniğinin ortaya çıkış nedeni tümüyle tekniktir. Ceviz, abanoz, armut, elma, şimşir, sedir ve gül gibi değerli ağaçların kullanılır. Kündekâri küçük ölçüde geometrik parçaların birbirine geçmesi ile elde edilir. Bu parçaların ahşap suları damarları birbirine zıt vaziyette konulduğu, biri diğerinin nem ve ısıdan çarpılmasına engel olduğu için bu yöntemle üretilen kapı kanatları yüzyıllarca düzgünlüğünü korumuştur.

KÜNDEKARİ ÇEŞİTLERİ

kündekari nedir Hakiki Kündekâri : Bir çatma tekniği olan hakiki kündekâri, sekizgen baklava ve yıldız biçiminde olan, içi arabesk kabartmalı ahşap parçalarla, bunları birbirine bağlayan oluklu ahşap kirişler içine geçerek bağlanmıştır. Geometrik ahşap parçalar negatif veya pozitif geçmelerle birbirine bağlanarak, yapılacak parça bir uçtan başlayarak adeta sepet örer gibi örülerek bütüne gidilir. Günümüze kadar gelmiş çok muhteşem örneklerin pek çoğunun örgü sistemi çözülememiş, çeşitli nedenlerden yıpranıp dağılan birkaç kapıyı toplayıp eski haline getirmek mümkün olamamıştır.

kündekari sanatı Taklit Kündekâri : Hakiki kündekârinin daha kaba ve az ustalık isteyen bir grubudur. Bu örneklerde ahşap bloklar üzerinde sekizgenler yıldızlar, baklavalar vb. geometrik şekillere ayrılarak elde edilir. Kafesi oluşturan kirişler ahşap çıtalardan çakılmıştır. Taklit kündekâri yapılış tekniğine üç gruba ayrılır.

kündekari motifleri Kabartma Kündekâri : Çakma ve kabartma kündekâri tekniğinde minber yan aynalıkları veya kapı kanatları aynı ahşap bloklarının yan yana geçirilmesi ile tamamlanır. Bu ahşap bloklardan içi arabesk dekorla süslü sekizgenli baklava yıldız şekilli kısımlar kabartma halinde işlenmiştir. Bu çıkıntılı satıhların arasına geometrik kafesi oluşturan kirişler çakılmıştır. Görünüşte hakiki kündekâriden güç ayrılan bu teknikte sekizgen yıldız ve baklavalarla(ahşap blokla yekpare oldukları için) çivi yoktur. Aradaki çıtalar çivi ile tutturulmuştur. Ahşap blokların kuruyup küçülmesi halinde panoların arasında boydan boya ayrıklar görülür. Bu taklit kündekârinin aslına en yaklaşan ve ustalık isteyen bir örneğidir.

kündekari yapımı Tamamen Çakma ve Yapıştırma Kündekâri : Tamamen çakma ve yapıştırma kündekâri taklit grubunun daha kaba ve az ustalık isteyen örneklerini sunar. Bu işçilikte ahşap bloklar üzerine sekizgenler, yıldızlar, baklavalar ve geometrik kafesi meydana getiren ahşap kirişler çakılmıştır. Ahşap blokların kuruyup küçülmesiyle burada da blokların arasında ayrıklar görülür.

kündekari kelime anlamı Tamamen Kabartmalı Kündekâri : Oldukça yaygındır. Daha az kalınlığı olan pencere kepengi, kapı ve minber kapılarının altında kullanmışlardır. En bol örneklerin olduğu bu grupta sekizgenler bloğun kabartması halindedir. Kabartmalar fazla yüksek değildir. Geometrik kafesi ile arabeskli iç dolguları belirli bir düzey ayrımı göstermez.

KÜNDEKARİ YAPIMINDAN KULLANILAN AHŞAP ÇEŞİTLERİ

kündekari desenleri İç Mekân : İç mekânda ceviz şimşir armut, kiraz, sapelli (maun) gibi ağaçlar kullanılıp bezemelerde abanoz, sapelli (maun), altın varak, bağa (kaplumbağa dış kabuğu, deniz kaplumbağası) gümüş, sedef, fildişi gibi malzemeler de ahşapla beraber kullanılır.

kündekari ne demek Dış Mekân : Dış mekânda ise Meşe, sapelli(maun),ireko, dişbudak gibi sert hava hava şartlarına dayanıklı ağaçlar kullanılır.

gerçek kündekari Ceviz : Göbek odunlu ağaçlar grubundandır. Dış odun dardır. Dağınık gözeneklidir. İlkbahar dokusunu oluşturan gözenekleri, sonbahar dokusunu oluşturan gözeneklerinden iridir. Yıl halkaları kesin ve belirli bir şekilde birbirinden ayrılır. Gözenekler, başkesitte küçük delikler halinde, öz ve damar kesitte iğne yırtığı halinde görünür. Cevizin öz ışınları gözle görülmeyecek kadar küçüktür. İlkbahar ve sonbahar dokularının farklı, renkte olması yüzünden özkesitte değişik renkte paralel çizgiler görülür. Damar kesitli zengin damar desenleri oluşur. Damarlı, dalgalı, parıltılı türleri vardır. Cevizin köke yakın bölümlerinden çıkarılan kök kaplamalar çok canlı simetrik desenler elde etme olasılığını verir. Böyle kaplamalar özellikle klasik mobilya üretiminde aranır. Dış odunu sarı, gridir. Göbek odunu açık sütlü kahverengiden koyu kahverengine kadar değişir. Cevizin kerestesi orta sert ve sıkı elyafladır. Ağır ağaçlardandır. Çivi, vida ve tutkalla bağlantı kurma niteliği yeterlidir. Fizik etkilere dayanımı iyidir. Çok çalışır ve çok çeker. Kolay yarılır. Yalnız kuru ortamda dayanıklıdır. Kolay ve rahat işlenir. Hava kurusu haldeki cevizin özgül ağırlığı yaklaşık 0.65 gr/cm 3 tür. Üstün nitelikli ve estetik yönden değerli bir mobilya ağacıdır. İç mimarlıkta da çok aranır. Masif ve kaplama olarak kullanılır. Oymalı ve tornalı işlerde başarılı sonuç verir. Müzik aleti ve model yapımında kullanılabilir. Masif kaplama halinde satılır, Masifi bazen sert kereste standardına uygun ölçülerde ama çoğunlukla kalas halindedir. Düz çizgili kaplamasına freze ceviz, normal desenli türüne damarlı ceviz kaplama, çok karışık desenli türüne kök ceviz kaplama adı verilir.

hakiki kündekari tekniği Armut : Olgun odunlu ağaçlar gurubundandır. Dağınık gözeneklidir. Yıl halkaları belirlidir. Gözenekleri çıplak gözle görülmeyecek kadar küçüktür. Bazı türleri parıltılı olur. Açık kırmızı kahverengidir. Orta sert sıkı dokuludur. Kururken çok çeker ve şekil değiştirir. İyi kurutulduktan sonra az çeker. Az esnektir. Kırılgandır. Kolay işlenir. Nemli havaya pek dayanıklı değildir. Eş yapılıdır. Çok iyi boyanır ve verniklenir. Hava kurusunun ağırlığı 0.70 gr/cm3 tür. Masif ve özellikle kaplama olarak mobilya üretiminde, tornalı, asmalı işlerde, heykel yapımında, gönye, cetvel gibi aletlerin yapımında kakma işlerinde kullanılır. Masif kereste ve kaplama olarak satılır. Ağacın gövde büyüklüğüne göre biçilerek satılır. 

kundekari sanatı hakkında Kiraz : Kiraz, göbek odunlu ağaçlar gurubundandır. Dış odunu dardır. Dağınık gözeneklidir. Gözenekleri ilkbahar dokusunda iri, sonbahar dokusunda incedir. Yıl halkaları belirlidir. Düz çizgili veya dalgalı damar desenleri yapar, ancak damar desenleri fazla belirgin görünmez, Iz ışınları tek tek görünmez. Gruplar oluşturarak yüzeye parlaklık verir. Kirazın dış odunu sarımsı pembe beyazdır. İç odunu açık sarımsı kahverengidir. Kiraz ince dokulu, sert sıkı bir ağaçtır. Zor yarılır. Rahat ve kolay işlenir. Fiziki etkilere dayanımı zayıftır. Rendelendiğinde düzgün ve parlak bir yüzey verir. Kururken çok çeker. Açık havada dayanıklı değildir. Uygunsuz koşullarda kısa sürede bozulur. Böcekler ve mikroorganizmalar tarafından kolayca yıkımlanır. Gevrektir. Çivi, vida ve tutkalla bağlantı kurma yeteneği iyidir. İyi pedal edilebilir. İyi boyanır ve iyi verniklenir. Değişik aralıkta kiraz türlerine rastlanır. Hava kurusunun özgül ağırlığı ortalama 0.60 gr/cmtür. Mobilya ve iç mimaride masif ve kaplama olarak kullanılır. Tornalı kakmalı (markitleri), oymalı işlerde, müzik aletleri ve bilimsel aletlerin yapımında modelcilikte aranan bir gereçtir. Kaliteli işlerde kirazın yalnız göbek odunu kullanılmalıdır. Masif kaplama halindedir. Masifi çoğunlukla gövde boyutlarına uygun ölçülerde biçilerek piyasaya sürülür. Soyma ve dilme yöntemi ile elde edilen kaplamaları düz desenli, bazen de kök kaplamayı andıran karışık desenlidir.

kündekari ne demektir Şimşir : Şimşir, olgun odunlu ağaçlar grubundandır. Dağınık gözenekli bir ağaçtır. Gözenekleri çıplak gözle görülmeyecek kadar küçüktür. Yerli şimşirde öz ışınlar görünmez. Çok ince ve sık olan yıl halkaları belirli şekilde birbirlerinden ayrılmaz. Bu yüzden öz damar kesitinde canlı damar deseni yoktur. Şimşirin iç odunu ile dış odunu arasında belirli renk farkı yoktur. Rengi açık sarı ile koyu sarı arasında değişir. Türkiye’de yetişen en sert ağaçlardan biridir. Çok sıkı yapılıdır. Bu iki sebepten zor işlenir. Fakat çok düzgün ve parlak yüzey verir. Bükülgendir. Zor yarılır. Basılma, vurulma, sürtünme, aşınma gibi fizik etkilere karşı büyük dayanım gösterir. Değişik hava koşullarından az etkilenir. Kolay çürümez. Böcekler ve mikroorganizmalar tarafından kolay yıkımlanamaz. Az çalışır, az çeker. Boyanma ve verniklenme niteliği artar. En ağır yerli ağaçlardandır. Hava kurusunun özgül ağırlığı yaklaşık olarak 0.95 gr/cm3 tür. Küçük ölçülü fakat üstün nitelik isteyen işlerin yapımında şimşirden yararlanılır. Tornalı işlerde, müzik aletlerin küçük bölümlerinde, ders aletleri, mekik, makara, kaşık, tavla pulu, satranç taşı yapımında kullanılır. Kakmalı işlerde ve filata hazırlamada değerlendirilir. : Küçük bir ağaç olan şimşir büyük boy kereste vermez. Dal veya gövde halinde ve tartılarak, kilo ile satılır.

kündekari nasıl yapılır Meşe : Odunlu ağaçlar grubundandır. Dışı odunu dardır. Çember gözeneklidir. Öz kesitte parlak pulcuklar veya şeritler halinde öz ışınları vardır. Öz ışınların en belirgin göründüğü ağaç türü meşedir. Öz ışınlarında mat kesitteki görünüşü koyu renkli çizgiler halindedir. İlkbahar dokusunda gözenekler küçülür ve sıklaşır. Yıl halkaları belirgindir. Damar kesitte, gözeneklerin oluşturduğu damar desenleri görünür. Meşenin çok sayıda değişik türü vardır. Bu nedenle yapısal nitelikleri farklı meşe ağaçları ile karşılaşmak doğaldır. Genellikle kaba dokulu ve iri gözeneklidir. Meşenin rengi genellikle kirli sarıdır. Dış odunu kirli sarımsı beyazdır. Göbek odunu koyu sarıdır. Bazı türlerin dış odunu açık pembe, göbek odunu açık kahverengidir. Meşe ağacının yaklaşık 400 türü vardır. Bu türleri kesinlikle birbirinden ayırmak çok güçtür. Ağaç işleri ve mobilya endüstrisinde sertliğine ve yumuşaklığına göre değerlendirilir. Meşenin sert ve yumuşak olmasa çoğunlukla yetiştiği yere bağlıdır. Dar ve sık halkalı meşe kerestesi eş yapılı özellik gösterir ve genellikle yumuşak olur. Kalın ve seyrek halkalı meşenin kerestesi sert olur. Zor işlenir. Meşe genellikle az çalışır. Kolay yarılır. Bazı türleri orta sert, bazıları serttir. Meşenin türleri arasında az esnek ve çok esnek olanları vardır. Yumuşak kereste veren türleri kolay işlenir. Havanın ve nemin bozucu etkilerine karşı en büyük dayanımı gösteren ağaçtır. Dış odunu, iç odunu kadar dayanıklı değildir. Bünyesindeki bol toner yüzünden, en iyi boyanabilen ağaç meşedir. Özellikle kimyasal boyalarda bu durum açıkça görünür. Kolay verniklenir. Ancak iri gözenekli olduğu için mat verniklenecek işlerde kullanılması daha uygundur. Meşenin hava kurusunun özgül ağırlığı ortalama 0.86 gr/cm3 tür. Kalın ve seyrek halkalı sert meşe kereste yapıların dış ve iç bölümlerinde, kapı, pencere, merdiven, döşeme kaplamasında, parke yapımında kullanılır. Takım sapları, fıçı, vagon, araba, gemi, kayık, köprü ve iskele ayaklarında sert meşe kereste olumlu sonuç verir. Yumuşak tür meşenin masif ve kaplaması mobilya üretiminde, yapıların iç bölümlerinde, dekorasyon uygulamalarında aranan bir gereçtir. Sert ağaç standartlarına göre biçilmiş olarak kalas, tahta, kadran vb.. biçimlerinde, hazır p0arke halinde paketlenmiş olarak satılır. Mobilya ve iç mimaride kullanılan meşenin büyük bir bölümü de kaplama halinde satılır.

kündekari nasıl çizilir Diş Budak : Olgun odunlu ağaçlar gurubundandır. Dış odunu geniştir. Ortalama 50 yaşındaki dış budakta göbek odun oluşum başlar. Gözenekleri çember biçiminde dağılır. İri ve çok gözeneklidir. Özışınları vardır fakat parlak ve belirli görüntü vermezler. İlkbahar halkası gevşek ve iri gözenekli, sonbahar halkası ise sıkı yapılı ve ince gözeneklidir. Bu yüzden canlı damar görüntüsü verir. Bazen dalgalı, parıltı, çiçekli olur. Dış budağın dış odunu beyaza çok yakın renktedir. İç odun açık kahverengidir. Zamanla koyulaşır. Sert ağır, sıkı yapılı bir ağaçtır. Kolay işlenir. Zor yarılır. Kuru ortamda dayanıklıdır. Havanın değişen etkilerinden çabuk bozulur. Böcekler ve mikroorganizmalar tarafından kolay zarar verilemez. Tutkal, çivi ve vida ile orta derecede bağlantı kurar. İyi verniklenir. Su boyaları ile zor boyanır. Hava kurusu özgül ağırlığı 0.68 gr/cm3tür. Yapı kerestesi olarak kullanılması uygun değildir. Masif ve kaplaması mobilya üretiminde çok kullanılır. Tornacılıkta olumlu sonuç verir. Kontrplak üretiminde yararlanılır. Mobilya ve iç mimarîden başka, alet yapımında, spor araçlarında kullanılır. Masif ve kaplama halinde satılır. Masifi, sert ağaç kereste standartlarına göre ölçülendirilir. 

kündekâri sanatı nasıl yapılır Maun : Maun ağacının vatanı Batı Hindistan ve Orta Amerika’dır. Afrika’da yetişir. Sıcak iklim ağacıdır Çoğunlukla pazarlandığı yere veya gönderildiği limana göre isimlendirilir. Örneğin Küba maunu, Alaska maunu, Bolivya maunu gibi. Bazen de yapısal özelliğine göre isimlendirilir. Sapeli maun, pramit maun, kırmızı veya sarı maun gibi. Göbek odunlu bir ağaçtır. Türüne göre bazen çok iri, bazen orta irilikte gözeneklidir. Gözenekleri dağınık düzendedir. Özışınları belirlidir. Çizgili, benekli, yollu, dalgalı, parıltılı görünen değişik maun cinsleri vardır. Dal diplerinden çıkarılan kaplaması, pratik maun adı ile satılır. Piramit maun çok canlı damar süsleri taşır. Afrika maunu veya sepeti maun adı verilen türü, yön değiştiren buruk büyümesi yüzünden ilginç bir yapısal özellik gösterir. Yanardöner, uzun parıltılı damarlar yapan bu tür maunun masif ve kaplaması kullanıldığı eşyaya canlı bir görüntü kazandırır. Yıl halka sınırları belirli biçimde birbirinden ayrılmaz. Dış odunu gri renklidir. İç odunu türüne göre sarı ile kırmızı kahverengi arasında değişir. Kesildiği andaki rengi, havanın etkisi ile ve zamanla belirli oranda koyulaşır. Sıkı yapılı, az esnek bir ağaçtır. Kolay ve temiz işlenir. Az çalışır, az çeker ve az çatlar. Bol tanelidir. Bu yüzden en iyi boyanan ağaçlardandır. İyi verniklenir. Değişen hava koşullarında bile büyük dayanım gösterir. Çivi, vida ve tutkalla bağlanır kurma niteliği iyidir. Böcekler ve mikroorganizmalar tarafından kolay yıkımlanmaz Oyma ve tornada başarılı sonuçlar verir. Hava kurusu maunun özgül ağırlığı yaklaşık olarak 0.50-0.60 gr/cm3 tür. Çok değişik amaçlarla kullanılabilecek, üstün nitelikleri olan bir ağaçtır. Yapıların iç ve dış bölümlerinde doğrama, parke, merdiven yapımında; gemicilikte, müzik aletlerinde, tornalı, oymalı, kakmalı işlerde, modern ve klasik bütün mobilyalarda masif ve kaplama olarak büyük bir kullanıma sahiptir. Türkiye’de genellikle tomruk halinde getirilir. Çoğunlukla kaplama haline getirilerek satılır. Kaplama üretiminde kullanılamayan artıklar masif olarak satılır. Bunların belirli ölçüleri yoktur. Bazen yurt dışından getirilen tomruklar kalas ve tahta halinde biçilerek de satılır. Kalas ve tahtalar, sert kereste standart ölçülerinde biçilir. 

kundekari sanatı hakkında Abanoz-Makasar : Siyah abanoz Seyhan, Samanta ve Bombay’da, kahverengi abanoz Makasar adasında yetişen abanoz ağacında siyaha yakın koyu zeminde kırmızı kahverengi çizgiler bulunur. Abanoz ağacının bu türü daha çok makasar adı ile tanınır. Göbek odunludur. Dış odunu geniştir. İnce gözeneklidir. Gözenek çukurları kendine özgü bir madde ile doludur. Çok dekoratif çizgi ve damar desenleri yapar. Dış odunu pembe gri veya soluk kırmızı kahverengidir. İç odunu siyahtır. Üzerinde düzensiz, açık ve koyu renkli damarlar bulunur. Sert üretimine çok elverişlidir. Değişen hava koşullarında üstün dayanım özellikleri gösterir. Kururken çok çeker ve çatlar. Zımparalanırken çıkan tozlar göze ve solunum organlarını rahatsız eder. Hava kurusu makasarın özgül ağırlığı 1.10 gr/cm3tür. Üstün değerli ve pahalı mobilyalarda, süsleme elemanlarının yapımında kullanılır. İç mimarlıkta da aynı amaçla değerlendirilir. Tornalı, kakmalı işlerde, müzik aletlerinde, mobilya ve kapı kulplarında, oymalı işlerde, bıçak saplarında özellikle aranır. Türkiye’de genellikle kaplama halinde kullanılır. Abanoz ve makasarın masifi 20-40 kg’lık parçalar halinde satılır. Türkiye’de bazen kaplama olarak satılır. 

kündekari tekniği Gül : Yetiştiği yere göre isimlendirilen çok değişik türü vardır. Daha önce incelenen paduk ağacı da gül cinsindendir. Dağınık gözenekli bir ağaçtır. Öz ışınları genellikle çıplak gözle görülmeyecek kadar küçüktür. Sıkı dokuludur. Bazı türleri gül gibi kokar. Dış odunu açık sarıdır. İç odun çeşidine göre değişir. Avustralya gülü koyu kırmızı damarlıdır. Brezilya gülü aynı renkte fakat daha canlıdır. Sert ağaçlardandır. İşlenirken zorluk çıkarmaz, parlak ve düzgün yüzey verir. Bazı türleri yağlıdır. Değişik havalara karşı oldukça dayanıklıdır. Haşereler karşı dayanıklıdır. Az çalışır, kolay yarılır. Kesici aletlerin kesici ağzını köreltir. Tutkalla orta bağlantı kurar. İyi verniklenir. Hava kurusu özgül ağırlığı 0.95 gr/cmtür. Küçük boyutlu oymalı, tornalı süs eşyalarında, kakmalı işlerde, sanat değeri üstün mobilyalarda masif ve kaplama olarak kullanılır. Avustralya gülü dışındaki türleri küçük boyutludur. Bu nedenle masifi kilo ile satılır. Türkiye’de kaplama olarak bulunur. 

KÜNDEKARİ NASIL YAPILIR 

KÜNDEKARİ MOTİF ÇİZİMİ 

Kündekâri, ahşap bloklardan içi arabesk dekorla süslü sekizgenli, baklava, yıldız şekilli kısımlar kabartma halinde işlenmiştir. Kündekâri motiflerinin çizimi, elle veya bilgisayar destekli program yardımıyla çizilir. Öncelikle çizilmesi düşünülen motifin simetrik olup olmadığına bakmamız gerekir. Eğer motifimiz simetrik ise önce motifimizin ¼ ünü büyütmek istediğimiz kadar eskiz kağıdına çizeriz daha sonra çizdiğimiz eskiz kağıdını ortadan katlayarak motifin ½ sini tamamlarız, daha sonra ½ sini çizdiğimiz motifi eskizi tekrar katlamak suretiyle tamamlarız.

Fotoğrafı çekilen kündekâri parçaları ve üzerlerindeki motifler, bilgisayar destekli programlar yardımıyla (örneğin autoCAD) bilgisayar ortamında çizilir. Fotoğraflar çekilirken tüm şeklin net olarak görünmesine çok dikkat etmek gerekir. Ayrıca resmi çekerken dik olarak çekmek gerekir. Çekilen resimler bilgisayar destekli çizim programlarında açılarak üzerlerinden tekrar geçmek suretiyle çizilir.

KÜNDEKARİ YAPIMINDA KULLANILAN MAKİNELER

kündekari tarihi Planya Makinesi : Planya; ahşap parçalara yüz cumba yapılmasında, parça yüzeylerinin düzeltilmesinde, temizlenmesinde, düz ve konik rendeleme işlerinde kullanılan bir top üzerinde üçlü veya dörtlü planya bıçağıyla ağzı dönerek kesen, motorla çalışan bir makinedir. 30 cm den daha küçük parçalar bu makinede rendelenmemelidir. Parça üzerinde çivi, kum, yağlı boya ve benzeri maddeler bulunmamalıdır. 

kündekari teknikleri Şerit Testere Makinesi :  Şerit testere makinesi ağacı çeşitli şekillerde işlemeye yarayan, bir gövde ve iki kasnak arasında motor gücüyle çalışan bir şerit testereden meydana gelir. Şerit testere makinesi genellikle biçme, düz kesme, boy kesme ve kavisli kesme işlerinde kullanılır. Şerit testere makinesinin testeresi iyi bilenmiş olmalıdır. Kesilecek her kısmın çizgileri iyice belirtilmelidir. Parça üzerinde kum, çivi vb. maddeler olup olmadığı kontrol edilmelidir. 

kündekari tarihçesi Daire Testere Makinesi : Yatay duran bir mile testere takılıp, dakikada 3000–6000 devirle dönen parçaların boyunu, genişliğini istenilen ölçüde kesmede, parçalara kiniş, lamba açma ve pah vermede kullanılan makinelere daire testere makinesi denir. 

kündekari tanımı Freze Makinesi : Ahşap parçaya motifli bıçaklar yardımıyla lamba, kiniş, zıvana, pah, kordon ve profil yapılması işlerinde kullanılan, düşey milli tak-çıkar bıçaklı makinelere freze makinesi denir. Freze makinesi 4500-16000 devirle dönerek ahşaba şekil verir. Frezeler tabla ve mil büyüklüğüne göre isim alır. 

kündekari tekniği ne demek El Dekopaj Testeresi :  Ahşap parçalarda baş kesme, kavisli kesme işlerinde kullanılan elektrikli testereye el dekopaj testeresi denir. Bıçaklarına göre ahşap ve metal kesen dekopajlar olarak iki gruptur. 

kündekari yapımı El Tepsi Testere :  Ahşap parçaların baş ve boy kesme işlerinde kullanılan elektrikli el makinesine el tepsi testeresi denir. 

 El Frezesi :  Kiniş, lamba, kordon ve profil açma işlerinde kullanılan ve bıçakları tak-çıkar bıçak özelliğine sahip makinelere el frezesi denir.

KÜNDEKARİ PARÇALARININ HAZIRLANMASI 

kündekari yapılışı Markalama : Kündekârinin yapılabilmesi için markalama işlemi son derece önemlidir. Kündekâri parçalarının her birinin birbiriyle uyumlu olması için markalama işlemine çok dikkat edilmesi gerekir. Bunun için metal gönyelerden yararlanılır ve metal gönye yardımıyla markalama işlemini yaparız. 

kündekari yapım tekniği Ahşaba Oluk Açma :  Markalama işleminden sonra hazırlanacak kündekâri parçalarına oluk açılması gerekmektedir. Burada oluk açılacak parçaların tamamı bir defada makineden çıkartılacağı için parçaların uzun olması gerekmektedir. Ahşaba oluk açma işleminden sonra hazırlanan parçalar belirlenen yerlerinden makine yardımıyla istenilen açıda kesilir. Makinede hazırlanan kündekâri parçaları, motife uygun olarak hazırlandıktan sonra bu parçaların birbirine geçme yapılmak suretiyle birleştirmelerine geçilir. Birleştirme işleminde kesinlikle tutkal, çivi kullanılmaz ve parçalar birbirine geçme yaparak kündekâri deseni oluşturulur. Hazırlanan kündekâri parçalarının yerleştirilmesine merkezdeki parça esas olmak üzere başlanır ve kündekârinin toplanması diğer yan parçaların sırası ile yerleştirilmesiyle basamak, basamak tamamlanır, kündekâri parçaları teker, teker yerleştirilerek, parçaların birbiriyle uyumu da kontrol edilmiş olur. Tüm parçaların birleştirme işlemi bittiğinde, tamamen geçme tekniğiyle yapılan kündekârini ne kadar sağlam olduğunu daha iyi görmüş oluruz. Yapacağımız kündekâri motifi ne olursa olsun birleştirme işlemi aynıdır. Yine merkez parçamızın yanındaki parçaların birleştirilmesi suretiyle kündekâri deseni oluşturulur. Parçaları dağılmış eski bir kündekârinin toplanması ise oldukça zordur eğer parçaları tamamen dağılmış ise çok küçük bir kündekâri parçasını bile toplamak uzun zamanımızı alabilir. Parçaları yerleştirirken son derece dikkatli olmamız gerekir. 

KÜNDEKARİNİN KORUNMASI

kündekari yapım teknikleri Emprenye : Emprenye, çeşitli yöntemlerle ahşabın bünyesine değişik kimyasal maddelerin emdirilmesi işlemidir. Bu işlemle ahşabı mantar, böcek, termit, deniz kurdu gibi zararlılardan koruyarak ahşabın hizmet ömrü en az 10 kat arttırılmaktadır. Emprenye işlemi, ahşabın türüne, kullanılacağı ortama ve beklenen hizmet ömrüne bağlıdır. Esas olarak emprenye işleminin seçiminde 2 temel kullanım alanı gözönüne alınmalıdır: Toprak ile temas halinde olan ahşaplar (zemin seviyesindeki ahşaplar) ve toprak ile teması olmayan ahşaplar (zemin seviyesi üzerindeki ahşaplar). Emprenye işlemi özel olarak tasarlanmış emprenye tesislerinde yapılır ve aşağıdaki aşamalardan geçerek sonlanır: 

• İlk vakum: Bu işlem ahşabın hücrelerindeki havayı boşaltmak ve emprenye maddesini daha iyi emmesi için yapılır 
• İlk vakumdan sonra emprenye kazana doldurulur ve basınç işlemi başlatılır. 
• Basınç uygulaması yaklaşık 1-1.5 saat süresince veya gerekli emprenye maddesi miktarı emdirilene kadar devam edilir.
• Basınç süresi tamamlandığında emprenye kazandan boşaltılır ve vakum işlemi başlar. 
• Ahşabın bünyesinde ve yüzeyindeki fazla emprenyenin alınması için vakum yapılır.

kündekari malzemeleri Gomalak Cilası : Gomalak doğal bir reçinedir. Bitkisel ve hayvansal bir üründür. Vatanı Hindistan olan ve yaprak bitine benzeyen bir böceğin çıkardığı salgıdan elde edilir. Ham gomalağın içinde karışık halde mum, reçine, yağ ve renk veren yabancı cisimler bulunur. Daldan alınan parçalanan, yıkanan, temizlenen ham gomalaktan yabancı cisimler arıtılır. Beyaz gomalak en üstün kaliteli pahalı türdür. Limon gomalak, altın gomalak, kırmızı gomalak adı verilen türlerde kalite gittikçe düşer ve fiyatı ucuzlar. Gomalak, ağaç üzerinde diğer bütün örtü gereçlerinden daha rahat uyum sağlayan bir film katmanı oluşturur. Ağacın çalışmasına, şekil değiştirmesine uyar, çatlamaz ve yüzeyden ayrılmaz.

kündekari ahşap çeşitleri Poliüretan Vernik İki elemanlı bir verniktir. Kimyasal tepkimeli vernikler grubundandır. Eritici, inceltici sıvısı buharlaşırken elemanları kimyasal tepkimeye girer. Değişik dış etkilere oldukça dayanıklı bir film katmanı oluşturur. Poliüretan vernikler hemen hemen bütün tekniklerle yüzeye sürülebilir. Fırça, püskürtme, silindir vernikleme, daldırma, dökme yöntemi ile uygulanabilir. Ağaca sürülen vernik 2-3 saat içinde sertleşir. İlk katın sertleşme süresi 1:3 oranında kısalır. Verniğin kuruma ve sertleşmesinin olumsuz yönde etkilenmemesi için atölye sıcaklığı 18-20 derece arasında tutulmalıdır. Poliüretan sürülecek ağacın nemi en çok %15 olmalıdır. Özelliği bilinmeyen bir vernikle verniklenmiş ahşap ve eski verniğin üzerine poliüretan vernik sürülürse, uygunsuz sonuçlarla karşılaşılabilir. En güvenilir sonuç, verniğin yeni perdah edilmiş temiz bir ağaç yüzeyine sürüldüğü zaman alınır. Birinci kat olarak sertleştirici konulmuş ve % 50 oranında poliüretan tineri ile inceltilmiş vernik püskürtmek veya sürmek faydalıdır. Bundan sonra sürülen verniğin yapacağı film suya, eritici sıvılara, sürtünmeye karşı daha büyük bir dayanım gösterir.

Kaynak: https://www.yedigun.com/kundekari-nedir

Serender Nedir?

Serender basit bir kulübe ya da ambar değil, üzerinde ahşap oyma tekniğiyle yapılmış zengin süslemelerle estetik bir sanat harikası… Altı adet direğin üzerindeki muvazenesiyle (denge) tam bir mühendislik dehası… İnşasında kullanılan malzeme ve yapı tekniğiyle insan ve tabiat arasında pek ender kurulabilen ahengin bir nişânesi…

Karadeniz insanının iklim ve arazi şartlarıyla mücadelede geliştirdiği pratik çözüm ve insanla tabiat arasında kurulan muhteşem bir âhenk… Karadeniz sadece muhteşem tabiatıyla ve gönlü zenginlikte derya olan insanlarıyla değil, mîmari kültürüyle de nâdide bir bölgedir. Karadeniz’de ev ve müştemilatı üç yapıdan meydana gelir. Ev, serender ve merek (samanlık)’ten müteşekkil bu külliyede serender hem mimarisiyle hem de îfa ettiği fonksiyonuyla çok önemlidir.

İsmi bölge içinde farklılık göstersede; Giresun yöresinde mâzı, ambar, Şalpazarı’nda “tekir” birçok yerde serender, serenti, nalya gibi isimlerle anılsa da kullanımındaki temel amaç: toprakla ilişkiyi kesmek suretiyle, korunmak, tahıl, gıda, fındığı nemden; fare, böcek gibi haşerattan korumaktır.

Serender, köylünün tahılını, yiyeceğini sakladığı, kuruttuğu, altına kışlık odununu depoladığı yerdi. Yine çocuklar yağmurda, güneşte oyunlarını serenderin altında oynarlardı. Bazen üst
dokurcun ağacına atılan bir iple salıncak yapılırdı, bazen direğine köpek bağlanır. Bazen katır veya at bağlanır, orada nallanırdı, yağmurlu havalarda altı çamaşır kurutma yeri olurdu. Karlı kış günlerinde serenderin altı kuşlar için sığınaktı, üstten düşen mısır taneleriyle doyarlardı.

Ahşabın sanatkârane üslubu

Yapının temel unsuru ahşaptır. Günümüzde dağ ve yamaçlara turizm amaçlı kalın tahtalardan yapılan ve adına “kütük ev” veya “bungalov” denilen mîmarı tarz Karadeniz yerel mimarisinde asırlardan beri yerli ustalar tarafından inşâ edilmektedir. Bu şekilde yapılan eserler 150 – 200 yıl dayanmaktadır. 6-7 cm kalınlıkta, 5-6 m boyundaki kalaslar, başlarından açılan derin çentiklerle ve aralardan geçirilen ağaç çubuklarla birbirine monte edilir ve yapıda asla metal çivi kullanılmazdı.

Yapı esas olarak altı direk üzerinde yerden 2,5 -3 metre yüksekte olur ve yapıya seyyar merdivenle inilip çıkılır. Her bir direğin başında farelerin çıkışını engellemek için 50-60 cm çapında ağaç tekerler olur.

Yapı genelde iki bölme olur ve arka bölme bölge insanının en temel yiyeceği olan mısırın depolandığı ve kurutulduğu yerdir. Bu kısmın altı mutlaka bölgede ağu denilen maki bir ağaçla örülmüş sergenle kapatılırdı. Bunun amacı ise  mısırların alttan da hava alarak daha süratli kurumasıydı. Ayrıca ağu çubuğundan yapılmış bu sergenler en az yüz yıl dayanırdı. Ön kısımda olan bölme ise turşu, pekmez, sırgan kurusu, baldıran kurusu gibi şeyler sergilik olarak ayrılırdı. Yapının üst kapatması ise 40-50 sene öncesine kadar bölgede budaksız çam ve gürgen ağaçlarından ince kıyılarak elde edilmiş, ince tahtaya benzer hartamalarla yapılırdı. Hartamaların özelliği kışın sıcak, yazın serin tutmasıydı. Bugün bölgede resmini çekmek için onca aramalarımıza rağmen bir tane bile hartamalı yapı bulamadık.

Kıymetin muhafazası

Bölgede serender (maazı)’inneden bu kadar önemli olduğunu anlamak için bölge insanı için mısırın ne demek olduğunu bilmek lazım. Mısır (nâm-ı diğer darı) bölge için bir zamanlar ekmek, yağlaş olup sofranın baştacı; un olup lahananın, hamsinin lezzeti idi. Hülâsa mısır hayat demekti, emek demekti. Yolda bir tanesi görülse kaldırılıp hürmetle tenha bir yere konurdu. Fırtına sebebiyle mısırların yattığı yıllar kıtlık yılları olurdu. Karadenizli bu kadar ehemmiyetinden olsa gerek mısırı kurutacağı yere de bu denli ehemmiyet vermiştir.

Günümüzde hiç metal çivi kullanmadan bu otantik mimariyi inşâ edebilecek ve ağaç direkler üzerinde mîzan verebilecek evsafta ustalar maalesef yoktur. Yakın tarihe kadar değirmen ve çeşme taşı kesebilen ustaların yanında ham demiri silaha dönüştürebilen ustaların tarih olması gibi “Serender Ustası” Ahmet Dayılar, Mehmet Dayılar da teker teker göç ettiler ve yerleri boş kaldı.

Kaynak: https://insanvehayat.com/karadenizin-bir-mimarlik-harikasi-serender/